Yumurtalık kanseri, kadın üreme sisteminde yer alan yumurtalıklardan köken alan ve genellikle sinsi seyreden önemli bir kanser türüdür. Erken tanı konulamaması sebebi ile tanı konulduğunda genellikle (%70 oranında) ileri evrededir. Sinsi seyreden bir kanser türü olması nedeni ile düzenli jinekolojik muayene ve risk faktörlerinin bilinmesi önem kazanmaktadır.
Yumurtalık kanserlerinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bazı risk faktörleri mevcuttur.
Yumurtalık Kanserleri İçin Risk Faktörleri:
Kalıtsal gen mutasyonları: Yumurtalık kanserlerinin bir bölümü (%10) kalıtsal gen mutasyonundan kaynaklanır. Özellikle meme kanseri geni olan (BRCA1 ve 2) yumurtalık kanser riskini arttıran genlerdir. Bu genlerin meme kanserine neden olduğu bilinmekle birlikte, bu genlerin bulunduğu kadınlarda ayrıca yumurtalık kanseri riski ciddi şekilde artar. Ailesinde meme kanseri hikayesi olan kadınlarda yumurtalık kanseri görülme riski de fazladır.
Ailede yumurtalık kanseri öyküsü: Ailesindeki kadınlarda yumurtalık kanseri tanısı olan kadınların bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.
Önceki bir kanser tanısı: Daha önce meme, kolon, rektum veya rahim kanseri tanısı konulmuş kadınların yumurtalık kanseri riski daha yüksektir.
Artan yaş: Yaşlandıkça yumurtalık kanseri riski artar. Yumurtalık kanseri en sık menopozdan sonra görülür. Ancak herhangi bir yaşta da meydana gelebilir.
Hiç hamile kalmamış olmak: Hamilelik geçirmeyen ve doğum yapmayan kadınlarda yumurtalık kanseri riski daha yüksektir. Çok sayıda doğum yapan kadınlarda yumurtalık kanseri daha az görülür.
Over kanseri genellikle sinsidir. Over kanserinin erken safhalarında net olmayan hafif şikayetler olabilir. Hafif karın ağrısı, karın büyümesi veya şişkinlik hissi, iştah azalması ve sık idrara gitme gibi şikayetler görülebilir.
Yumurtalık kanserlerinin en sık görülen belirtileri;
Yumurtalık kanserlerini önceden tespit edecek kesin bir yöntem yoktur. Bu nedenle kadınların senede bir düzenli rutin jinekolojik muayene ve pelvik ultrason yaptırması önemlidir. Belirgin bir korunma yöntemi olmamakla birlikte doğum yapmış olmak ve en az bir yıl doğum kontrol hapı kullanmış olmak yumurtalık kanseri riskini azaltır.
Tam anlamıyla önlenemese de bazı önlemlerle risk azaltılabilir:
Pelvik ve karın muayenesi: Jinekolojik muayene ve karın muayenesinde ele bir kitle gelebilir. Ayrıca karında birikmiş sıvıya bağlı şişkinlik (asit) tespit edilebilir.
Radyolojik incelemeler (Ultrason, CT, MRI): kistler ve kitleler, karın boşluğunda sıvı birikimi ve karın boşluğunda bulunan diğer organlarda tümöral kitleler ve büyümüş lenf bezleri tespit edilebilir.
CA 125 kan testi: CA 125 yumurtalık kanseri hücrelerinin yüzeyinde ve bazı sağlıklı dokularda bulunan bir proteindir. Yumurtalık kanseri olan birçok kadında kanlarında anormal yüksek CA 125 düzeyleri bulunur. Bununla birlikte, kanser dışındaki birçok hastalık da CA 125 düzeylerinin artmasına neden olur ve erken evre yumurtalık kanseri olan birçok kadında CA 125 düzeyleri normaldir. Bu nedenle, bir CA 125 testi yumurtalık kanseri tanı ve taraması için her zaman kullanılmaz; ancak tedavinin nasıl ilerlediğini izlemek için kullanılabilir.
Diğer tümör markerleri: HE-4, HCG, alfa-fetoprotein, proteomikler
Tanısal laparoskopi veya laparotomi: Yumurtalık kanseri olabileceğinden şüphelenilen komplike kistleri olan hastalar doku tanısı için ameliyat edilir ve şüpheli olan kitle etrafa yayılmadan tam olarak çıkarılarak patolojik incelemeye gönderilir. Eğer tanı kötu huylu (yumurtalık kanseri) gelirse evreleme cerrahisi yapılır. Amaç hastalığın yaygınlığını tespit etmek ve geride makroskopik hiç tümör bırakmamaktır.
Yumurtalık kanserinin tedavisi, hastalığın evresine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterir.
Yaygın tedavi yöntemleri şunlardır:
Cerrahi tedavi: Yumurtalıkların alınması (ooferektomi) veya kanser yayılmışsa rahmin ve diğer organların çıkarılması.
Kemoterapi: Kanser hücrelerini yok etmek için ilaç tedavisi uygulanır.
Radyoterapi: Yüksek enerjili ışınlarla kanser hücrelerinin yok edilmesi sağlanır.
Hedefe yönelik tedaviler: Kanserin genetik yapısına göre özel ilaçlarla yapılan kişiye özel tedavi yöntemleri.
Neoadjuvan Kemoterapi: Yumurtalık kanseri tanısı alan bazı hastalarda hastalık çok yaygın olabilir ve tümörün ilk ameliyatta tamamen çıkarılması mümkün olmayabilir. Tedaviye önce kemoterapi ile başlanır. 3-4 kür tedavi sonrası hastanın tümörü tam olarak çıkarılabilecek duruma gelir ve ameliyat edilir.
Yumurtalık kanseri çok erken evrede veya genç yaslarda tespit edilir ve özellikle germ hücreli yumurtalık kanserleri mevcut ise; diğer yumurtalık ve rahim bırakılarak ameliyat yapılabilir. Böylece doğum yapmamış ve genç kadınlarda, çocuk sahibi olma yeteneği ve hormon üretimini korunmuş olur. Buna fertiliteyi koruyucu cerrahi denir.
Eğer tümör erken evrede, küçük ve yumurtalıkta sınırlı ise laparoskopi veya robotik cerrahi ile rahim, yumurtalıklar, omentum, apandiks ve lenf bezlerinin çıkarıldığı ameliyat yapılabilir. Bu sayede hastanın iyileşme suresi açık ameliyata göre hızlı olacağından hastanın kısa sürede kemoterapiye başlaması mümkün olacaktır. Ancak laparoskopi ve robotik cerrahi yaygın, ileri evre kanserlerde uygun değildir.
Kocaeli Yumurtalık Kanseri Tedavisi
